Rengim hüzzam, sarı sonbahar… Ruhum aklımın gökyüzünden Halim ondan da beter, Dökülüp gidiyoruz işte Kokum uzun, esmer hanım/eli, sen… Avuçlarım kan Kaderim yine aynı, Aynı arsız çingene şefkati Okudukça, Aşka tapan zehrim iliklerimde yol alır Sesim hicaz Suskunluğumu duyma! Taksimimi yapıp giderim 45’lik plak gibi dönüyor dünya Yörüngem sen, Çıkma!
yağmur gözlüm yine mi başladın ağlamaya. içinde ki yangın söner mi hiç, akan pınarla. hasret öyle oymuş ki yüreğini, bu nasıl aşksa. bitmez bu sevda, sonu ölümde olsa
seni yakasım geliyor ankara kopardın benden onu.. zalimsin... çaldın gençliğimin en güzel yüzünü alıp da sevdiğimi benden kimlere hediye ettin?
bir mart gecesiydi.. dostun biri gitar çalıyordu evde onunla ıslanıyordu gözlerimiz.. ağlıyorduk.. hatırlıyorsun değil mi ankara? Devirince masadaki kadehleri biz de devrilirdik geceye... sevdiğim ve ben senin kollarında uyurduk...
şimdi yollarında yürüyordur sevdiğim terminalde otobüsün kalkmasını bekliyordur ya da metroda yalnız başınadır belki de sinemada bir ayrılık filmi izliyordur...
evinin önünden geçtim az önce kimsesizdi çankaya.. ben sigaramı yakıp yürüdüm elim cebimde Senin diğer adın ayrılıktır ankara...
bıraktığım gibisin hala yalnız bir adam gibi titriyorsun yine heryeri ayaza çevirmişsin bu kadar soğuk olma ankara! sevdiğim üşümesin...
söyleme sakın bilmesin buralara uğradığımı uykuları kaçmasın tüm mutlulukları ona ver sevdiğimi affettim ankara! esmer kız ağlamasın...
sen tanırsın o esmer'i adını yazdım yürüdüğüm her kaldırıma onu sana emanet ettim sevdiğime iyi bak ankara.....
Tohumlarının sahibi sen olduğun halde Benim haneme yazıldı günahlar... Aşkımıza, kavgamıza; Bu kavramları tanımayanları yükledin Anlamıyorum... Sen kaç kişisin?
Azalıyorsun esmer...!
Oysa ant içmiştik Düşman olsak da teke tek kalacaktık Ne sevmesini bildin Ne de mücadeleyi... Tüm şehri arkana aldın da Yine kaybettin!
Yanıldın esmer...!
Hangi kaldırımlarda sürükleniyorsun? O saçların kimin ellerinde dalgalanıyor? Seviyor musun? Seviliyor musun? Umarım tebessüm vardır yüzünde... Resimlerde buruklaşıyorsun günden güne Yoksa ağlıyor musun?
Gülmek zordur esmer...!
Nereden nereye... Bir zaman aşkla yananlar, Şimdi namluyu temizliyor Yazık! O ucuz yalanlar bir aşkı daha örtüyor -Keşke- yerine -iyi ki- demek isterdim ama ben sadece şaşıyorum...
siliniyorsun esmer...!
seninle hayatı sevmiştim oysa ben kıştım sen yaz... sen sabahtın ben akşam... bölüşmüştük zamanı ve bir veda mevsimi kaldı bize ilk bahardan...
harcandık esmer...!
alışmak zaman alacak farkındayım ama katlanmak kaçınılmaz koskoca sevda iki kelimede özetlendi oysa sığmıyordu yıllara... ne kadar basit yaşandı ve bitti.... çalma kapımı ve uğrama kentime
ayrıldık esmer...!
bırak zaman yargılasın bizi günahlar sevaplar öbür tarafa kalsın hayatını yaşa. Üç günlüktür bu serüven hesabımız ahrete devretti ve düğünümüz... az kaldı... sakla son kurşunu temizle namlunu cehennemde görüşürüz...